...

Gökhan Gurbetoğlu

HAYALDEN HEDEFE
HEDEFTEN GERÇEĞE

PROFESYONEL KOÇ · ·

Yaşam, doğum ile ölüm arasındaki yol iken; hayat, yaşam tecrübelerimizle oluşturduğumuz bir süreçtir. Biz insanların bu süreçte yaygın olarak yaptığı hata ise hiç durmadan aynı yanlışları ve hataları yaparak farklı sonuçlar bekleme umudu içinde olmamızdır. İşte tam da bu noktada size bir Yaşam Koç'una ihtiyacınız var demekten başka çare kalmıyor. Sizi siz olarak var eden bu tecrübelerden yola çıkarak içinizdeki potansiyelinizi keşfetmenize yardımcı olup, hayallerinizi önce hedefe sonra da bu hedefleri gerçeğe dönüştürmek için elimizi size uzatıyoruz. Haydi hep birlikte; hayalden hedefe - hedeften gerçeğe...


KENDİ HİKAYENİ KENDİN YAZ

...

HER İNSAN KENDİ HİKAYESİNİN KAHRAMINIDIR

SADECE CESURLARIN HİKAYELERİ ANLATILIR

Her insan kendi hikayesinin yaratıcısıdır. Yarattığımız bu hikayeler dünyanın hikayesini de etkiler. Çünkü, insan kendini anladıkça hayatını da doğru bir şekilde inşa eder ve kendimizi anlama şeklimiz direk davranışlarımıza yansır, bu da bizim dünyaya karşı davranışlarımızı belirler.

İnsan yaşama geldiği andan itibaren oluşturduğu bilinç ile çevresini anlamlandırır ve kendine bir hayat yaratır. Yarattığı bu hayat yani hikaye, hem eylemlerinin sonucudur hem de yeni oluşturacağı eylemlerin tetikçisidir. Yarattığımız hayat başkalarının ve de dünyanın durumunu da etkiler. Kelebek etkisi misali.

Hikayesi olmayanınız var mıdır aranızda? Kaçımız şu meşhur sözü söylememiştir ki bir yakınına; "Hayatımı yazsam roman olur". Çünkü, her birimizin yaşamı ancak hikayelerle hayat kazanır, yani hayatımız hikeyelerimizle var olur. Çoğu zaman kolaycılığa kaçarak, her şeyi kaderin üzerine atar ve kendi sorumluluklarımızdan kurtulur, yeni ve doğru adımları atmaya çekiniriz bilinçsizce.

Değişimden korkan ve eyleme geçemeyen insanlar hep kaybeden insanlardır. Onlar hep aynı yerdedirler. Konfor alanlarında rahat ve huzurludurlar. Aynı zamanda çevrelerindeki kişilerinde değişmemesi için ellerinden geleni yaparlar. Çok konuşurlar, az iş yaparlar. Çünkü cesur değildirler.

Unutulmamalı ki Muriel Rukeysen'ın da dediği gibi; "Evren hikayelerden oluşur, atomlardan değil."

Sadece cesurlar ileriye adım atabilirler ve sadece cesurların hikayeleri anlatılır dünyada.

KOÇ SİZİN AYNANIZDIR

Potansiyelini Keşfet ...

Her canlı varlık, kendi doğasının gerektiği gibi yaşamını sürdürür. Bu insan içinde değişmez bir kuraldır diyebiliriz ancak tek bir farkla. İşte o farkta insanın düşünen bir varlık olmasıdır. İnsan düşünceleri ile doğasının gereği olarak sürdürdüğü yaşama bir hayat biçer ve o hayatı yaşar. Yani diye biliriz ki insan kendi kaderini de tayin edebilir. Kendisine bir eğitim yolu, kendisine bir kariyer ve hatta kendisine tembellik gibi bir yol bile seçebilir.

İnsan yaşamı boyunca hayatında çeşitli zorluklarla karşılaşır ve bu zorlukları aşabilmek adına da değişik yöntemler kullanarak çıkış yolları arayarak, hayatını bir düzene sokmaya çalışır. Tabii ki bu zorluklar ve de üretilen çözümlerde bireyden bireye farklılıklar gösterir. Kimimiz bunda başarılı olurken, kimiz ise tamamiyle umudumuzu yitir ve dipsiz kuyulara düşebiliriz.

İşte böyle bir kuyuda ya da çıkmaz bir sokakta olduğunuzu düşünüyorsanız, size bir Koç'un el vermesi gerekiyor demektir.

Koç; sizin yolunuzu bulmanıza, doğru hedefler belirlemenize ve de en önemlisi de hedefim dediğiniz hayallerinizin gerçek hedef olup olmadığını fark etmenize yardımcı olarak, sizin yaşam kalitenizin artmasına yardımcı olacak ve sizin kendi içinizde ki size dokunmanızı sağlayarak, gerçekçi ve yapıcı kararları kendinizin almasını sağlayacak kişidir. Çoğu zamansa sizin aynanızdır Koç.

Peki ne değildir Koç? Öncelikle size akıl veren bir akıl hocası değildir. İkinci bir psikolog değildir. Üçüncüsü ise size kurallar koyarak, sizi ileriye taşıyacak kişi değildir. O size gaz vermez, sizi olmadığınız bir kişiye dönüşmeniz için zorlamaz. Sizin yapamayacağınız bir işi yapmaya kesinlikle zorlamaz.

Dedik ya "O sizin aynanızdır." O sizin içinizde ki beni size göstererek, sizin ne istediğinizi ya da ne yapabileceğinizi sizin görmenizi ve fark etmenizi sağlayacak kişidir.

Koç, sizin hayallerinizi hedefe çevirme ve o hedefleri gerçekleştirme potansiyelinizi size hatırlatan kişidir.

DÜŞÜNCELERİNİ HAREKETE GEÇİR

YARATICILIĞA HAZIR OL ...

İnsanevladının, yaşamı ve dünyayı anlama ve anlamlandırma çabası içerisinde en çok kullandığı araç, düşünme faaliyetidir. Düşünme faaliyetimiz, yaşamın içerisinde kurduğumuz hayatın kalitesini belirlememizde ki en önemli etkinliklerden birisidir.

Ancak insan bunu nasıl yaptığının açıkça farkında olmaz. Kısacası insan her şeyde olduğu gibi bunu da otomatik olarak yapar ve düşünmeyi kanıksar. Oysa ki düşünmek hayatımız açısından çok çok önemli bir noktadadır. İşte bu noktada bir Yaşam Koç'una ihtiyacınız var demektir. Çünkü Koç'luk, düşünceleri harekete geçiren yaratıcı bir süreçtir.

Düşünme işlevinin temel amacı, olaylara anlam yükleyerek bu olayları kategorizeleştirmek ve öznel bir biçimde adlandırmaktır. Doğası gereği insanlar düşünürler. Ancak önemli olan etkili düşünmedir. Eğer ki kişi etkili düşünme becerileri kazanmamışsa, önyargılı, eksik, yanlış ve amaca dönük olmayan bilgilere dayalı olarak düşünür. Bu da bizim eylemlerimize yansır ve hatalar yapmamıza yol açar.

Bilinmelidir ki eylemlerimiz düşüncelerimize bağlıdır. Bu yüzden doğru olanı yapmanın yolu fikir ve düşünceleri analiz etmekten geçer. İşte burada da devreye eleştirel düşünme girer. Antik Yunandan bu yana felsefenin de birincil amacı insanlara eleştirel düşünmeyi öğretmektir.

Yaşadığımız çağda çok fazla bilgi ve algı ortamının olduğunu da düşünürsek, insan için eleştirel düşünme, yaşama karşı girişilen bir savunma mekanizmasıdır dersek hiçte yanlış bir şey söylememiş oluruz. Eleştirel düşünme, öz-yönelimli, öz-disiplinli ve kendi kendini düzelten bir düşünme biçimidir. Eleştirel düşünme ile birlikte birey düşünceleri ve eylemleri üzerinde yanıltıcı etki yapmaya çalışan unsurlara karşı dirençli olacaktır.

Düşünceleri harekete geçirecek yaratıcı bir sürece hazırsan bize ulaşabilirsin.

OLMAK - OLUŞMAK

SEÇİMİNİ YAP ...

"Olma" bir bitmişlik ifade ederken, "Oluşma" bir süreklilik halidir. Başka bir şekilde söyleyecek olursak, "Oluşma", sürekli bir şekilde "Olma" halidir. Evren de, dünya da, insan da sürekli olarak devam eden bir "Olma" hali içerisinde değiller midir?

"Olma"k demek kendini kalıba sokmak ve kendini bitirmek demektir aslında. Oysa ki ne öğrenmek biter ne de "Olma" hali. "Olma" haline gelmek demek, bireyin yaşamının stabil olması demektir. Yani bireyin; hayalsiz, umutsuz ve de hedefsiz kaldığının bir göstergesidir. Ununu eleyip eleğini asmak anlamına gelir bu da.

Oysa ki yaşam sürekli bir öğrenme halidir. Daha cenin halindeyken başlar öğrenme sürecimiz. İnsan öğrenme sürecinde yeni deneyimler kazanır ve yaşar, bu deneyimlerini öncekilerle karşılaştırır, birleştirir, sentezler ve yeniden örgütler ve de içinde saklı olanı dışarıya yansıtır. Sürekli olarak potansiyelini artırmaya çalışır insan.

Aslına bakarsanız yaşam, bir anlamlar bütünüdür. Öğrenme sürecinde insan, sürekli bir "Olma" halindedir ve bu da "Oluşma" halini ifade eder. Öğrenme bir yanıyla da oluşturma halidir; Anlamlar oluşturma, yaşam oluşturma, kendini oluşturma gibi. Öğrendiğimiz her şeyde, o oluş halinde, biz kendimizi yeniden yeniden var ederiz yani yaratırız.

İnsan sürekli olarak kendini yenileyerek bir opus'u(*) gerçekleştirir. Hem kendini yenilemede yani opus'ta aslında çevresini de etkileyerek, farkında olmadan onlarda da bir yenilenmeyi sağlar. Bireysel başarılarımız bizi biz yaparken, etrafımızdakilerde etkilenir bundan.

Bergson'un da dediği gibi; "Var olmak değişmek, değişmek olgunlaşmak, olgunlaşmak ise kendini sonsuza kadar yaratmaktır."

Peki siz hangi halde olmayı seçiyorsunuz?

"Olma"k mı yoksa "Oluşma"k mı?

(*): opus; iş, eser vermek


BEN KİMİM?

Anadolu toprağının neredeyse tüm kokularını yaşayarak yetişen bir birey olmanın yanı sıra, kendisini de yaşam boyu yetiştirip geliştirmekten geri durmayan bir bilgi sever insanım.

1971 yılında İzmir'in Tire ilçesinde gözlerimi dünyaya açmış ve hala da gözlerim açık olarak dünyaya bakmaya devam ediyorum.

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunuyum. Halen aynı üniversitenin ikinci eğitim (AUZEF) hakkından yararlanarak, Felsefe lisans eğitimine devam etmekteyim.

Yaşam Koçluğu ve Öğrenci Koçluğu sertifikalarım bulunmakta ayrıca da P4C sertifikası sahibiyim. Buna karşın halen eğitimlerimi sürdürmekteyim. ICF onaylı ACC ve PCC sertifika eğitimlerim de devam etmektedir.

Umudu çiçeklerden, direnci ağaçlardan, sevgiyi hayvanlardan öğrenen biri olarak, doğada hepimizin bir birine sımsıkı bağlarla bağlı olduğumuzun farkında olarak, yaşamı güzelleştirmek için çaba sarf etmenin gelecek için çok çok önemli olduğunu düşünen bir insanevladıyım.

Bu yüzden de her insanın kendi kaderini kendisi belirlemeli diyor ve en çok da kendisine güvenmesinin gerekliliğine inanıyorum.

Her insan kendi hikayesinin tanrısıdır.


DEĞERLERİMİZ

Sevgi en önemli değerimizdir çünkü, sevgi olmayan yerde ne bilgi olur ne de gelişim. Sevgi olmadan başarı da mümkün değildir. Başarıyı getiren en önemli değer sevgidir ve yanına bilgiyi de koyduğunuz zaman, başarı kaçınılmaz olur.

İnsan farkındalıklarla ilerler. Her gün yeni şeyler öğrenerek bilgi ve becerisini arttıran her insan, kendi potansiyelinin farkına vararak, başarıya adım adım yaklaşır. Başarının en önemli unsuru da dengedir.

Yaşamını bir denge içerisinde sürdürerek ilerleyen her insan, değişimin karşısında değil yanında yürür ve değişmesi gerektiğini fark ettiğinde, hiç tereddüt etmeden değişerek, kendisini geliştirir.

Her insan yazacağı her yeni hikayede, sevgi; bilgi; farkındalık; başarı; denge; değişim gibi değerlerle ilerler. Biz de sizlere bu değerlerin yanında, saygı; güven; şeffaflık; esneklik; özgürlük; yaratıcılık; cesaret gibi değerlerimizi de ekleyerek, içinizde saklı olan potansiyelinizi kendinizin ortaya çıkarmanıza yardımcı olacak ve hedefinize giderken tüm bu değerleri birlikte yaşamımıza katacağız.

Her hikaye bizim için değerlidir.

HAKKIMDA

"Her insan özeldir." sloganından yola çıkarak, sizin potansiyelinizi kendinizin fark etmenizi sağlamak amacıyla birlikte ilerleyeceğimiz bu yolculukta, sizinle birlikte yürümek ve yürüdüğümüz bu yolda sizin yolunuza ışık tutarak, sizinle birlikte gelişip dönüşerek hedeflerinize, doğru yöntemlerle varmanıza yardımcı olmayı düşlüyoruz.

Düşlüyoruz çünkü, düşleri olmayan insanın ne bir hikayesi vardır ne de bir hedefi. İnsan hikayeler toplamıdır ve siz de kendi hikayelerinizin farkına vararak, potansiyelinizin farkında olarak, yeni hikayeler yazmak için bu yolda sizinle birlikte yürümek istiyoruz.

Bilgi en büyük yol göstericimiz olacak bu yolculukta. Bilimsel bir çok yöntemin yolumuza ışık olacağından şimdiden emin olabilirsiniz. Çünkü, bizim için koçluk seanslarla ya da tek bir hedefle, bir tek insanla sınırlı değil. Biz yürüdüğümüz bu yolculukta, ciddi ve disiplin yüklü bir işe kalkıştığımızın sonuna kadar farkındayız.

"Her insan özeldir." ve aynı zamanda da "Her insan değerlidir." Bunların bilincinde olarak, sizlerle yol almayı amaçlıyoruz.

Birlikte en doğru hikayeyi yazmak istiyoruz. "Tanrılardan ateşi çalan Prometheus gibi kaderine razı olmayan ve de tanrılara kafa tutan Sisifos kadar iradesi güçlü"dür tüm insanların. Biz öncelikle size inanıyor ve güveniyoruz.

Gelin birlikte sizin gerçek hikayenizi arayalım ve siz hikayenizi yazarken, elimiz omzunuzda olsun.

En güzel hikayeleri hep, güzel insanlar yazar.


SERTİFİKALARIM

  • ICF İlişki Koçluğu Sertifikası
  • ICF Kariyer Koçluğu Sertifikası
  • ICF Takım Koçluğu Sertifikası
  • ICF Öğrenci Koçluğu Sertifikası
  • P4C Çocuklarla ve Yetişkinlerle Felsefe Sertifikası

İLETİŞİM